CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

BİYOLOJİ VE CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

(PDF ve video sayfa sonunda)

 

*Biyoloji; canlıları, bunların özelliklerini, yapı ve işlevlerini, canlı ve cansızlarla etkileşimlerini bilimsel olarak inceleyen bilim dalıdır.

Biyoloji nelerle ilgilenir?

 CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

  1. Hücresel Yapı

*Organizmaların yapısal ve işlevsel birimi hücredir.

*Hücreler yapısal olarak prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki çeşittir.

*Prokaryot canlılar, zarla çevrili çekirdek ve organellere sahip olmayan tek bir hücreden oluşurken ökaryot canlılar zarla çevrili çekirdek ve organellere sahip tek ya da çok sayıda hücreden meydana gelir.

*Hücreler DNA, RNA, protein, karbonhidrat, yağ, mineraller ve su gibi ortak kimyasal maddelerden oluşur.

Kimler bir hücreli                                                                                                                                                                                            

Kimler çok hücreli

Kimler prokaryot                                                                                                

Kimler ökaryot       

 

  1. Beslenme

*Canlılar büyüyüp gelişmek, yıpranan doku ve organlarını onarmak, enerji elde etmek ve düzenleyici faaliyetlerini devam ettirebilmek için besin maddelerine ihtiyaç duyar.

*Kısacası canlılar yaşamlarını sürdürebilmek için beslenmek zorundadır.

*Canlıların bir kısmı yaşadığı ortamdan su, mineral ve karbondioksit gibi inorganik maddeleri alıp güneş enerjisi veya kimyasal enerjiyi kullanarak ihtiyaç duyduğu organik besini üretir. Bu canlılara üretici (ototrof) canlılar denir. Bitkiler (tam parazit bitkiler hariç), algler (su yosunları) ve bazı bir hücreli canlılar doğanın üreticileridir

*Canlıların diğer bir kısmı ise inorganik maddelerden ihtiyaç duyduğu organik besinleri üretemez. Besinlerini yaşadıkları ortamdan hazır olarak alır. Bu canlılara tüketici (heterotrof) canlılar denir. Hayvanlar, mantarlar ve bazı bir hücreli canlılar tüketicidir

(AYRINTILAR EKOLOJİ KONUSUNDA ANLATILACAK)

 

  1. Solunum

*Canlılar, yaşamsal faaliyetlerini devam ettirebilmek için enerjiye ihtiyaç duyar.

*Bu enerji, besinlerin hücrede parçalanmasıyla elde edilen ATP (adenozin trifosfat) molekülünden karşılanır.

*Hücreler ATP’yi hücresel solunum ve fermantasyonla ile üretir.

*Bütün canlılar hücresel solunum yapar.

*Bazı canlılar ATP’yi oksijen kullanarak üretirken bazıları ise oksijen kullanmadan üretir. Oksijenli solunum ve oksijensiz solunum dışında ATP üretilmesini sağlayan fermantasyon olayı da vardır

*Organik besinlerin yapı taşlarından oksijen yardımıyla ATP üretilmesi oksijenli solunum; oksijen olmaksızın farklı moleküller kullanılarak ATP üretimi oksijensiz solunum olarak adlandırılır. Elektron taşıma zinciri ve oksijen olmaksızın sınırlı miktarda gerçekleşen ATP üretim şekline ise fermantasyon denir.

( AYRINTI HÜCRESEL SOLUNUMDA )

  1. Boşaltım

*Canlılar, hücrelerindeki düzeni korumak amacıyla metabolizma sonucunda oluşan atık maddeleri hücreden uzaklaştırmasına boşaltım denir.

*Bir hücreli canlılarda metabolik atıklar, hücre zarı ya da özelleşmiş organeller tarafından uzaklaştırılır. Örneğin tatlı sularda yaşayan amip, öglena, paramesyum gibi tek hücreliler vücutlarındaki fazla suyu kontraktil koful denilen özelleşmiş bir organel yardımıyla dışarı atar. Karbondioksit ve amonyak gibi atık gazlar ise hücre zarından dışarıya verilir.

*Gelişmiş yapılı bitkiler; atık maddeleri yaprak dökümü, terleme (transpirasyon), damlama (gutasyon) ve kökleri yoluyla uzaklaştırır.

* Omurgalı hayvanlarda böbrekler, kandaki zararlı maddeleri süzerek idrarla; akciğerler, kandaki karbondioksiti solunum yoluyla vücuttan uzaklaştırır.

*Ayrıca bazı omurgalılarda deri de terleme yoluyla boşaltıma yardımcı olur.

 

  1. Hareket

*Bütün canlılarda hareket görülür.

*Canlılar avlanmak, göç etmek, üremek, yavrularını beslemek, ışık ve suya ulaşmak gibi çeşitli nedenlerle hareket eder.

*Tek hücreli canlılar; kamçı, sil ve yalancı ayak gibi yapıları yardımıyla yer değiştirme hareketi yapar.

*Bitkilerde hareket yer değiştirme şeklinde değil durum değiştirme şeklindedir. Örneğin ayçiçeğinin güneşe yönelmesi ya da böcekçil bitkinin yaprakları arasına konan böceği yakalaması durum değiştirmedir.

*Hayvanlarda ise hareket genellikle yer değiştirme şeklindedir. Hayvanlar hareket için bacak, kanat, yüzgeç gibi organlarını kullanır

 

  1. Uyarılara Tepki Verme

*Canlılarda durum değiştirmeye veya harekete sebep olan her türlü faktöre uyaran, uyaranlara verilen cevaplara ise tepki denir.

* Canlılar yaşadıkları ortamdaki ısı, ışık, su miktarı, avcı, kimyasal madde gibi uya­rıları algılayıp bunlara çeşitli tepkiler verir. *Lalenin gün içerisindeki sıcaklık değişimlerine karşı çiçeklerini 15-20 °C sıcaklıkta açarak, 5-10 °C sıcaklıkta ise kapayarak tepki vermesi, bakterilerin bulunduğu ortamdaki kimyasal maddelerden etkilenip bunlardan uzaklaşması, bal arılarının besini algılayarak besine doğru hareket etmesi uyarılara verilen tepkilere örnektir.

*Canlılar, algıladığı uyarıya doğru tepki verirse canlıların hayatta kalma ihtimali artar.

 

  1. Metabolizma

*Canlı hücrelerde gerçekleşen biyokimyasal olayların tamamına metabolizma denir.

*Birey tam dinlenme halindeyken bile, vücudundaki kimyasal reaksiyonları için bir miktar enerji tüketir. Bireyin varlığını sürdürebilmesi için tükettiği bu minimum enerji miktarına bazal metabolizma denir.

*Metabolik olaylar anabolizma ve katabolizma olmak üzere iki bölümde incelenir.

*Hücrelerin küçük molekülleri birleştirerek büyük moleküller oluşturmasına anabolizma (özümleme) denir. Bitkilerin fotosentezle besin üretmesi, hayvanların protein ya da lipit sentezlemesi anabolizma örneklerindendir. Anabolizma tepkimelerinin gerçekleşmesi için gerekli enerji, ATP molekülünden karşılanır.

*Büyük moleküllerin parçalanarak daha küçük moleküller oluşturmasına katabolizma (yadımlama) denir. Sindirim ve hücresel solunum olayları katabolizmaya örnektir. Solunum sırasında hem ATP tüketilir hem ATP üretilir. Sindirim sırasında ATP harcanmaz

Anabolizma ve katabolizma olayı, canlının yaşamı süresince değişik hızla devam eder

  1. Homeostasi (İç denge)

*Bütün çevresel değişimlere rağmen organizmada kararlı bir iç ortamın sağlanması ve korunması olayına homeostasi denir. *Canlılar, farklı şartların bulunduğu ortamlara fizyolojik değişikliklerle uyum sağlamaya ça­lışır.

*Örneğin kuvvetli bir egzersiz yapıldığında ısı üretilir, o da vücut sıcaklığını arttırır. Sinir sistemi bu artışı algılayarak terlemeyi tetikler. Terlendiğinde ise nem deriden buharlaşarak vücut sıcaklığını düşürerek normal seviyeye getirir.

  1. Uyum

*Uyum (adaptasyon), bir organizmanın yaşadığı çevrede hayatta kalma ve üreme şansını artıran kalıtsal özelliklerin tamamıdır.

*Bu özellikler nesilden nesile aktarılır.

*Kutup ayılarında post renginin beyaz olması, kurak ortam şartlarına uyum sağlayan kaktüslerde yaprakların diken şeklini alması, karasal hayata uyum sağlayan canlılarda solunum organlarının vücut içine çekilmiş olması, sürüngen ve kuşlarda yumurta içerisinde bol miktarda yedek besin maddesinin bulunması, böcek, sürüngen ve kuşlarda boşaltım atıklarının ürik asit şeklinde dış ortama verilmesi, sucul kuş ve kurbağaların parmak aralarında perdelerin bulunması birer uyum örneğidir.

 

  1. Organizasyon

*Tek hücreli canlılarda organizasyon, hücre içindeki yapıların(organel vb.) uyumlu çalışmasını ifade eder.

*Çok hücreli canlılarda ise organizasyon; atom, molekül, organel, hücre, doku, organ, sistem ve organizmadan oluşur.

*Örneğin insan vücudunda karbon, hidrojen ve oksijen gibi atomlar birleşerek DNA, RNA, protein gibi molekülleri; bu moleküller de mitokondri, ribozom, Golgi gibi organelleri oluşturur. Organeller ve diğer moleküller bir araya gelerek sinir hücresi gibi farklı hücre çeşitlerini oluşturur. Yapı ve görev bakımından benzer hücreler bir araya gelerek sinir doku, kas doku, kan doku gibi dokuları; sinir doku ve ilgili diğer dokular beyin gibi organları; beyin ve omurilik gibi organlar da sinir sistemini oluşturur. Sinir sistemi, dolaşım sistemi, destek hareket sistemi gibi sistemler de gelişmiş bir organizma olan insan vücudunu oluşturur.

                                                                                                          

  1. Üreme

*Canlılar, neslinin sürekliliğini sağlamak için ürer.            

*Üreme eşeysiz veya eşeyli olarak gerçekleşir.

*Eşeysiz üreme tek ata canlıdan genellikle genetik yapıları aynı olan yavruların oluşmasıdır. Bazı mantar türleri, tek hücreliler, bazı bitki ve hayvanlarda görülür (Görsel 1.30).

*Eşeyli üreme, aynı türe ait dişi ve erkek üreme hücrelerinin birleşmesiyle genetik yapısı birbirinden farklı olan yavruların oluşmasıdır. Eşeyli üreme için çoğunlukla özelleşmiş üreme organları ve üreme hücreleri bulunur. Bitkilerin tohum oluşturması, kuşların yumurtlaması, memeli hayvanların doğurması eşeyli üremenin sonucudur

  1. Büyüme – Gelişme

* Büyüme tek hücreli canlılarda sitoplazmanın hacimce ve kütlece artışı ile çok hücreli canlılarda ise hücre sayısının ve hacminin artışıyla sağlanır.

*Gelişme ise canlının sahip olduğu yapıların zamanla değişerek fonksiyonel olarak olgunlaşmasıdır.

*Yeni doğan bir bebeğin kilo alması, büyümeye; emeklemesi, yürümesi ve koşması ise gelişmeye örnektir.

  1. Ölüm

*Bütün canlıların yaşamları istisnasız belirli bir süre sonunda sona erer

 

 

You may also like...

3 Responses

  1. Merve dedi ki:

    Çok teşekkür ederim çok yardımcı oldu 👍

  2. Merve dedi ki:

    Çok güzel çok yardımcı oldu 👍

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.